BLOG

Aykırı Soy Hikayesi

Çarşamba, 03 Haziran 2015 1187 views 0 comments

Tesadüfler; eğer onların getirdiklerini yaşamaya hazırsanız hayatınızı sizin bilinçli planlarınızdan daha çabuk değiştirir.

Sahi tesadüfler kaderden miydi?

11329716_10206582325747214_1983409381_n

Yoksa kaderimizin yolunda attığımız adımlar mı? Var olan sayısız seçenek arasından kendi özgür irademizle yaptığımız bir tercihi kadere bağlayıp tüm suçu yine o alın yazımıza yıkabilir miyiz? Ne kadar basit bir kurtuluş yolu olurdu değil mi sonuçlarından.

Yaşamam gerekiyordu çünkü kaderimdi. Kaderimdi ve yaşadım. Böyle de bahtsız insanım. Yok öyle bir şey çok sevgili zekası eksik kazanlarım. Seçmek istedin ve seçtin. Yaşamak istedin ve yaşadın. Sen seçtin. Sen o kaderi o yöne götürmek istedin. Şimdi nasıl başladıysan o boynunu yine dimdik tutup sonuçlarını da kabulleneceksin.Çok mu mutlusun bırak mutlu kal. Canın mı acıyor bırak acısın. Vicdanın mı sızlıyor evet uyuyamayacaksın. Ama sonuç her neyse iyi yahut kötü bilet sana kesilecek.

11106325_10206582325107198_734454814_n

Hayatlarımızın bir kıblesi var belki henüz farkında dahi olmadığımız. Bizi kendi kıblemize döndürmek için tetikleyen görevinde dönüm noktaları olduğu gibi. Bir kişi, bir söz, bir araba hatta çok ciddi söylüyorum bir tıkırtı ya da bir kahve. (Eğer şu anda içtiğiniz kahve sizin dönüm noktanız olacak olayı tetikleyecekse yudumları boğazınızdan biraz daha yavaş geçirmenizi tavsiye ederim.)

Niye mi tavsiyede bulundum. Çünkü; Hiçbir şey yoktu. O yoktu. Ben yoktum. O geldi. Ben geldim. Yasak ve Kızıl çatıştı. Ne kazanan oldu ne de kaybeden. Çünkü tüm elmalar varlıklarının içinde bir yokluktalardı. Aynı zamanda yokluklarının içinde de bir varlıkları vardı. İki durumun çatıştığı noktadaysa aslında her zaman var olan şey hiçbir şeyin olmamasıdır. Ve aslında arafı yaratan bu denklemin kutupları sonuç elde edemeyeceklerini bile bile birbirlerine çekilirler. Eksi ve artıdır onlar. Birdir onlar. Tıpkı bir hiç oldukları gibi.

Yazar: Çağla Doğruer