BLOG

Dracula Nasıl Ortaya Çıktı?

Pazar, 12 Ekim 2014 1526 views 0 comments

Merhaba değerli Tamkaynak takipçileri. Bu gün çok bilindik veya bilindiği sanılan bir konu hakkında yazacağım. Ama öncesinde ufak bir sitemim var. Millet olarak tarih ve coğrafya bilgimiz maalesef yerlerde sürünüyor. Coğrafya bilmeden, eski bölge isimlerini bilmeden, bu tip konularla ilgili konuşulduğunda efsane ve mistik hikâyeler işin içine giriyor. Bu da bazılarının istediği gibi geçmişi veya kendini tanıyamamış genç nesillerin oluşmasına neden oluyor, ne yazık ki..

 Peki mistikleşen konu nedir? Herkesin az çok duyduğu ve merak ettiği ‘Dracula’ veyahut ‘Vampir’ dediğimiz olayın tarihini, nasıl ortaya çıktığını size bilimsel gerçeklere uyarak anlatmak istiyorum. Konuya girmeden şunuda belirtmeliyim. Biz batıyı yendik ama onlarda bu gün bizi yendiklerini sosyal mesaj olarak filmlerinde gösteriyorlar. Neyse konumaza dönelim neden böyle dedim sonrasında anlarsınız. 😉
 Çok eskilere gidelim. Yıl 14oo ler…daha doğrusu 1440 lı yıllar. Malum olduğu üzere Fatih’in dönemi. Fatih sultan Mehmet Edirne Sarayında çocukluğunu geçirmiştir. O yıllarda Osmanlı Devleti, Anadolu Yarımadası’nda, Balkan Yarımadasında ve Ön Asya’da (Ortadoğu’da ) en önemli güçlerden biri haline gelmeye başlamıştı. Fatih’in babası olan Sultan II Murad balkanlarda ilerleyerek Avrupalıların Transilvania (Türkçe’de; Transilvanya) bölgesini fethederek Osmanlı’ya bağlamıştır. 

 Ek Bilgi; Transilvanya bölgesine daha önceki dönemlerde Roma İmparatorluğu Dacıa –Daçya ismini Eflak-Boğdan-Erdelvermiştir. Bilirsiniz şimdi bir otomobil markası :) aslında dünyada büyük markalara verilen isimler tarihe bakarak ondan yararlanarak verilmiştir.Günümüzde Romanya(‘Romanıa’ Roma Ülkesi) olarak bilinen o yıllardaki ismiyle Eflak Boğdan ve Erdel’i topraklarına kattığını söylemiştik. Bu üç bölge, birleşerek günümüzde Romanya’yı oluşturmuştur.

 Yeni fethedilen yerlerden Eflak ülkesinin başında Vlad Dracul denilen bir voyvoda bulunuyordu. Voyvoda kelimesi bize yabancı gelse de, aslında Slavcada vali anlamına gelmektedir. Eflak voyvodası olan Vlad Dracul, bağımsız yaşamak isteyen, kendi düşüncelerini gerçekleştirmek isteyen , Osmanlı’ya Türklere bağlı olmak, onun boyunduruğu altında yaşamak istemeyen ve aynı zamanda psikolojik sorunları olan bir insandı.Müslümanları ve özellikle de Müslümanların temsilcisi ve koruyucusu olan Türklere karşı son derece katıydı. Padişah II Murad, Eflâk’ı topraklarına katmış bunun gereği olarak da Eflak her yıl Edirne’ye vergi vermek zorunluluğuna girmişti. O dönemde devlet geleneği olarak eğer bir devlet bir bölgeyi vergiye bağlamışsa, o vergiye bağlanan ülkenin kralının oğlu rehin alınırrdı. Nedeni bağlanan ülkenin vergi ödememesine karşılık garanti önlem olmasıdır.

 Bunun sonucunda Eflak ülkesinin hakimi Vlad Dracul’un oğlu olan Raul’u II.Murad Edirne Sarayı’nda rehin olarak tutuyordu. Edirne Sarayı’nda yaşamını geçiren bir başka çocuk daha vardı. Gelecekte Osmanlı’nın en önemli padişahlarından biri olacak olan İkinci Mehmet’ ti. Fatih tüm çocukluğunu Vlad Dracul’un oğlu olan Raul ile beraber geçirmiştir. Vlad Dracul, belirttiğimiz gibi psikolojik sorunları olan bir insandı bunu şuradan anlıyoruz : İşkenceyi seven, işkence türlerinde kadınların göğüslerini kesip bebeklerin ağzına götürmek, fakirlere yemek verip sonra meydanlarda yakmak, İnsaların karınlarını yarmak gibi bir sürü sapık fantezileri vardı. Çok sayıda Türk ve Müslüman köylerini basıp halkı kazığa oturtarak katlettiği için lakabı Kazıklı Voyvoda’ya çıkmıştır. Kazıklı Voyvo’da Vlad Dracul’un önceleri gayet sakin vergisine hatta saraya gelerek ödeyen uysal halleri bile vardı.

 Kazikli Voyvoda Vlad Dracula- II. MehmedFatih Sultan Mehmed döneminde Eflak ülkesine gelen Osmanlı elçisini Dracul’un öldürmesi, vergisini vermemesi ve aynı zamanda daha da mühimi Türkleri ve Müslümanları kazığa oturtup katletmesi, başkent Konstantiniyye yani İstanbul’da duyulunca, Fatih orduya derhal emir vererek Eflak’a saldırılmasını ve Vlad Dracul’un faaliyetlerinin bitirilmesi talimatını verdi. Bunun sonucunda ordu Eflak’a girip tekrar düzeni sağladı ve Dracul ,Fatih’e yalvararak kendini affetmesini istedi. Fatih Osmanlı’nın adaletinin temsilcisi olarak, kendinden af dileyen birini asla reddedemeyeceği için, hem hayatını bağışladı, hem de eflak hakimi olarak görevine devam etmesini kabul etti.Fakat daha sonra Vlad Dracul tekrardan Türkleri ve Müslümanları kazığa oturtup katletmeyi artarak sürdürmesi üzerine İstanbul’a padişaha haber verildi.Bunu duyan genç padişah Sultan Mehmet, ordusunu hazırlatarak bu sefer bizzat kendisi ordunun başında balkanların kuzeyine ,Eflak’a doğru yola çıkar. Eflak’ı kısa sürede boyunduruk altına alan ve ülkede huzuru sağlayan Fatih, derhal Vlad Dracul’un huzuruna getirilmesi emrini verdi. Fakat Dracul ülkenin kuzeyinde son derece geniş yer kaplayan ve ulaşılması zor olan ormanlık bölgeye kaçmıştı. Fatih Dracul’u bu zorlu ormanlık alanda ordusuyla beraber takip etme kararı aldı ve hızlı bir şekilde takip etti. Sonunda Fatih Dracul’u huzuruna getirdi. İlk söylediği onu affettiği halde kendine neden ihanet ettiğinin sormak oldu. Sonuç olarak Fatih tüm ölenlerden intikam almak için Vlad Dracul’u kendinin bulduğu yöntemle öldürme emrini verdi. Sonunda Vlad Dracul’un hayatına son verildi.

 Gelgelelim bu vampir hikayesi nasıl ortaya çıktı. İşi basitleştirmek adına şunu söylemek istiyorum batı indir (4)dünyası sinemanın, filmlerin en iyi reklam aracı olduğunun farkında olduğu için tarihlerinin önemli olaylarını filmleştirdiler. Hatta bir olayın veya savaşın onlarca farklı filmini yaptılar. Fakat günümüzde kendi tarihleriyle ilgili hemen her şeyi anlattıklarının farkına vardılar. Bu nedenle onların olmayan başka ülkelerin tarihlerini filmleştirmeye başladılar. Yani batıda para var, ama konu sıkıntısı da var; Doğu dünyasında konu bol para yok. Bundan dolayı 1980lerde Vlad Dracul’un hayatı konusunda bir merak uyanmaya başladı. Film yapımcıları da bunu kaçırmak istemediklerinden Vlad Dracul’un bu ilginç hayatını filme aldılar.Ama hiç alakası olmayan bir takım olaylar da eklediler.Şunu belirtmek isterim; kazıklarda insanların öldürülmesi doğrudur. Fakat kan içen insanlar, kan içiciler doğru değildir.Bu,insanlarda merak uyandırmak için batının uydurduğu bir uydurmacadır (Efsane).

indir (8) Dracula ismi Vlad Dracul’dan gelmektedir. Son günlerde Dracula ile ilgili yeni bir film ortaya çıktı.Bu filmi izlemeyi size tavsiye etmiyorum. Çünkü filmde Türkler ve daha da önemlisi Fatih son derece katı, gaddar, barbar gibi gösteriliyor. Aynı zamanda filmde Vlad Dracula ile Fatih savaşırken Fatih’i öldürüyor Vlad Dracul.Bu gerçeği yansıtmamaktadır. Fatih’i Dracul öldürmüyor, tam tersi Fatih Dracul’u öldürüyor. Burada gerçek olanda, etik olanda budur. Aslında bunu filmin yapımcıları çok iyi biliyorlar. Bilgisiz oldukları için bunu yapmadılar. Aksine bilinçli olarak bu filmi çektiklerini düşünüyorum. Avrupalılar, Doğu dünyasının, Müslümanların o dönemde en güçlü devleti olan Osmanlı’nın lideri Fatih’in, Avrupa içlerine girip orada zafer kazanmasını ve Dracul’u öldürmesini kendilerine yediremedikleri için bunu yaptıklarını düşünüyorum. Böylece bu konu hakkında hiç bilgisi olmayan insanlar, tarihimizi yanlış anlıyorlar. Fatih’i Dracul’un öldürdüğünü görüyorlar. Filmi yapanların amacı yanlış bilgi vermek ve her zaman olduğu gibi bizi yani Türkleri kötü göstermektir. Birde sosyal mesaj var tabii. Sizden ricam yazının başında belirttiğim gibi tarihimize ve coğrafya kültürüne önem verelim. Böyle sonuçlarla karşılaşmamak bilim ve teknoloji adına daha çok çalışalım. Birlik ve berberlikle her şeyin üstesinden geleceğimize ve onların yaptıkları saygısızlığı bu şekilde linç edeceğimize inancım tamdır.

Bu uzun yazıyı bu hataya düşmemek için yazdım umarım yardımcı olmuşumdur. Saygılar.. :) 

Tam Kaynak; Zeynep Dramalı ‘Tarihi Tersten Okumak” kitabı, Erhan Afyoncu 2007 yılı Hürriyet Tarih dergisinde yazılmış bir makale

images indir (3)indir (5)