GENEL KÜLTÜR

HEPİMİZ EŞİTİZ, BAZILARI DAHA EŞİT

Salı, 16 Haziran 2015 1215 Views 0 Comments

Eşitsizliğin dünyanın en önemli problemlerinden biri olduğu su götürmez bir gerçek. Gelir dağılımındaki eşitsizlik nedeniyle küçük bir zümre bolluk içinde yaşarken dünya nüfusunun büyük bir bölümü ekonomik eşitsizliğin doğurduğu sıkıntılara katlanıyor. Peki istediğimiz gerçekten herkesin eşit şartlara sahip olduğu bir dünya mı? Bu dünyanın daha yaşanılabilir olmasında eşitsizliğin rolü ne? Davranışsal ekonomi üzerine çalışan Dan Ariely, TED konuşmalarından birinde bu konu üzerinde yaptığı bir araştırmayı açıklıyor ve sonuçların aslında ne kadar şaşırtıcı olduğunu vurguluyor. Amerika, Kanada ve Avustralya’yı kapsayan bu araştırma insanların mutlak eşitliğe dayalı bir dünya hayali kurmadıklarını gösteriyor. Kendilerine şu anki eşitsizliğin boyutları ve nasıl bir dağılım olması gerektiği üzerine sorular soruluyor. Bunları belirlemek için de nüfus en üst grup, ikinci grup, üçüncü grup, dördüncü grup ve en alt grup olmak üzere beş gruba ayrılıyor. Araştırmaya katılanlar şu anki toplam gelirden birinci grubun %58.5ini, ikinci grubun %20.2sini üçüncü grubun %12sini dördüncü grubun %6.4ünü ve son olarak beşinci grubun %2.9unu aldığını düşünüyorlar. Fakat gerçekler bundan çok daha vahim bir durumda. Birinci grup gelir dağılımından %84.4 pay alırken ikinci grup %11.3, üçüncü grup %3.9, dördüncü grup %0.2 ve en alt grup %0.1 pay alıyor. Bu sonuçlar eşitsizliğin boyutlarının ne kadar ciddi olduğunu idrak edemediğimizi gösteriyor. Araştırmaya katılanlara gelirin bu gruplar arasında nasıl dağılması gerektiği de soruluyor. Buna göre insanlar toplam gelirin %31.9’unun ilk grup tarafından alınması gerektiğini düşünürken ikinci gruba %22, üçüncü gruba %21.50, dördüncü gruba %14.1 ve beşinci gruba %10.5 pay veriyorlar. Bu noktada acı gerçekle yüzleşiyoruz: Mutlak eşitliği hayal bile edemiyoruz.

 

Birinci Grup İkinci Grup Üçüncü Grup Dördüncü Grup Beşinci Grup
Ne olduğunu düşünüyoruz? %58.5 %20.2 12% %6.4 %2.9
Gerçekte durum ne? %84.4 %11.3 %3.9 %0.2 %0.1
Ne istiyoruz? %31.9 22% %21.5 %14.1 %10.5

 

 

Tüm bunlara ek olarak Dan Ariely’nin araştırması insanların konu paradan ziyade eğitim ve sağlık gibi alanlar olduğunda daha hassas olduğunu ve fırsat eşitliğine gelir eşitliğinden daha çok önem verdiğini gösteriyor. Bu noktada başka bir problemle karşı karşıya kalıyoruz: insanların özellikle gelir dağılımdan en önemli payı alan birinci ve ikinci grubun diğer gruplara yaklaşımındaki çelişki. Üst tabakadan insanların alt tabakaların yaşadıkları hayatı, yaptıkları seçimin bir sonucu olarak değerlendirdiğini söyleyebiliriz. Bu nedenle yaşadıkları hayatı seçme şansı olmayan çocuklar konusunda hassas davranıp, konu yetişkinlere geldiğinde acımasız ve katı olabiliyorlar. Fakat eşitsizliğin bu kadar güçlü olduğu ve insanları gayriresmi olarak sınıflara ayırdığı bir dünyada üst tabakadakilerle eşit eğitim şansına sahip olmayan dördüncü ve beşinci grubun bu şartları değiştirme şansı ne kadar? Paranın en belirgin kontrol mekanizması olması sonucunda eşit gelir olmadan bir fırsat eşitliği yaratmak ne derece mümkün? Ben bu yaklaşımı insanların kendilerini rahatlatmak için gerçeği görmezden gelmeleri olarak değerlendiriyorum.

“Science”taki yazılarıyla tanınan Emily Underwood’un “Eşitsizliğin Bilimi: Eşitsizlik Ölümcül Olabilir mi?” makalesinde sağlıkla eşitsizlik arasındaki ilişkinin temelde maddi yetersizliğin bir sonucu olarak sağlık servislerinden yeterince yararlanamama, yetersiz beslenme ve bu alandaki yetersiz eğitimden kaynaklandığını belirtiliyor. Bunun yanı sıra epidemiyoloji ve toplum sağlığı konularında uzmanlaşmış Profesör Michael Marmot bu ilişkiyi farklı bir perspektiften de değerlendiriyor: hiyerarşinin alt basamaklarında olmaktan kaynaklanan stres. Ona göre iş hayatındaki psikolojik durum, iş memnuniyeti ve bunlara bağlı olarak şekillenen stres konu sağlık durumu olduğunda alınan maaştan daha belirleyici faktörler. Ağır çalışma şartları ve uzun çalışma saatlerinin hem fiziksel hem de psikolojik sağlığımıza olan olumsuz etkisi yadsınamaz. Tarihe baktığımızda kürek mahkumlarının bile günde on saat çalıştığını göz önüne alırsak bizim yaşadığımız dünyanın bitmek bilmeyen çalışma saatleri ne kadar kötü durumda olduğumuzun bir göstergesi.

Tüm bu sonuçlar mutlak eşitlik ilkesine dayalı bir dünyanın ütopyadan ibaret olduğunu gösteriyor. Peki eşitsizliğin gittikçe artmasını engellemek ve hayatı biraz daha yaşanabilir kılmak için ne yapabiliriz? Dan Ariely ve Harvard Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden Profesör Michael Norton eşitsizliğin önüne geçmek için yapabileceklerimizi belirten bir makale yayınlıyorlar. Bunlardan ilki eğitim. İnsanları dünyadaki durumun boyutları hakkında bilgilendirmek ve kendilerinin gelir dağılımındaki konumunu göstermek kısa süreli bir çözüm olabilir. Bir diğer çözüm insanların eşitsizlik hakkındaki fikirlerini tekrar şekillendirmek ve bu kavramı daha farklı bir şekilde ele almalarını sağlamak. Parçadan ziyade bütüne odaklanmak da çözümler arasında. Yani bireysel kazançları bir kenara bırakıp dünyadaki durumu bütün olarak ele almak bu açıdan çok önemli. Bu araştırmaya ek olarak sağlık-eşitsizlik arasındaki ilişkide gelirden ziyade hiyerarşinin yarattığı stres göz önüne alındığında hiyerarşi konusundaki kalıplaşmış fikirlerimizi yıkmak ve böylece bu durumun oluşturduğu olumsuz psikolojik etkinin önüne geçmek de bir çözüm olabilir.

Bu dünyaya gelmek bir bakıma kısa çöpü çekmek. Yaptığımız daha yaşanabilir bir dünya umuduyla her sabah doğan güneşi selamlamak. Umudumuzu kaybetmeyelim, zira umut hayata kendi silahıyla direnmektir.

 

Aysıla Maraş

 

KAYNAKLAR

Ariely, D. (2015). How equal do we want the world to be? You’d be surprised. Ted Talks.  https://www.ted.com/talks/dan_ariely_how_equal_do_we_want_the_world_to_be_you_d_be_surprised#t-312805

Ariely, D. & Norton, M.(2015). The data shows we want to end inequality. Here’s how to start. TeD Ideas. http://ideas.ted.com/the-data-shows-we-want-to-end-inequality-heres-how-to-start/

Buss, D. (2012) Evolutionary Psychology The New Science of the Mind. Fourth Edition.

Pringle, H. (2014). The ancient roots of the 1%. Science344(6186), 822-825.

Underwood, E. (2014). Can disparities be deadly?. Science344(6186), 829-831.