BLOG

KADIN(LIK)- ERKEK(LİK)

Cuma, 03 Nisan 2015 799 Views 0 Comments

Toplum olarak yarattığımız kavramlar, kisveler, nefretler ve aşklar var. Bunların her birine dair söylenecek yüzlerce söz de hepimizde mevcut. Ancak toplumsal cinsiyet olarak tek konuya indirgersek, bir kaç söz bende de var.

Öncelikle nedir bu toplumsal cinsiyet? Toplumsal cinsiyet, terim olarak sosyolojiye Ann Oakley tarafından sokulmuştur ve ‘cinsiyet(sex)’ kelimesini erkek ve kadın arasındaki biyolojik farklılıkları belirtmek adına kullanırken ‘toplumsal cinsiyet(gender)’ kavramını erkeklik ve kadınlık tanımlamalarının aracı olarak belirtmiştir. Bu farklılık o kadar içselleştirilmiştir ki toplum olarak, yeni doğan bebeğe hediye alırken bile düşünürüz. Bebeğin cinsiyetine göre tulum takımı seçilir, eğer bilmiyorsak da sarı-yeşil  gibi unisex bir renk seçilir. Bakın ben bile bunu yazarken “unisex bir renk” diyorum!

Kadın(lık)- erkek(lik) farkına bakmak için biraz da toplum olarak aile yapımızdan bahsetmek gerekir diye düşünüyorum. Eğitimi ailede gördüğümüz, öğretimi de okullarda alabildiğimiz günlere ithafen olsun!

Ataerkil aile yapısı ülkemizin bir gerçeği. Erkeğin ve kadının rolleri tamamen farklı. Kadın evde çalışır, erkek dışarıda… Günümüzde bu durumun değişmeye başladığı da aşikar elbette. Ancak Anadolu’nun, özellikle iç kesimlerine baktığımızda durumun pek de değişmediğini söyleyebiliriz. Türkiye geneline baktığımızda kadınların iş gücüne katılımı (%25,9) erkeklerin (%69,2) üçte biri civarındadır (TÜİK, 2014).

İstatistiki verileri bir kenara bırakıp sosyal etkilerine bakacak olursak… Karısını çalıştırmayan erkekler!! Neyse bu konuya girmeyeceğim; toplum olarak sinirlerimiz bozuk malum, kendime bir sinir harbi daha yaşatamayacağım şimdi.

Şöyle diyelim… Sevgili 23GRAY-articleLargeerkek okuyucular, sizce ‘kılıbık’ nasıl bir etiket? Olumlu mu, olumsuz mu? Size kılıbık deseler hakaret diye mi algılarsınız iltifat olarak mı? Maksadı muhalefet etmek olanlarınız hariç, genele bakarsak pek de olumlu olmasa gerek cevaplarınız. Ama zaten konu ‘kılıbık’ kavramının nasıl oluştuğu. Neden eşine, sevgilisine, partnerine yardım

eden (bakın yardım; görev dağılımı var yani?!) erkeğe bir kisve vurma gerekliliği duymuş bu toplum? Ve bu etiket nasıl insanları alay konusu edebilmiş? Hadi bir de diğer taraftan bakalım. “Erkek Fatma”?! Bu nasıl bir kavram? Tamam hadi ben tüm yaftalara karşıyım; beni baz almayalım. Sevgili kadın okuyucular, siz bu sözü iltifat olarak kabul ediyor musunuz acaba? Sanmıyorum… “Her işe koşar, halleder, başının çaresine bakar.” Bu açıklamaya kadın kelimesi tekabül etmiyor tek başına galiba TDK’da!

Bunlar koyu bir feministin sözleri değil bu arada; geç de olsa belirteyim istedim. Tek bir derdim var benim: Yahu boşverin bu kalıpları artık! Zaten artık kızlar teklif ediyor. Ve lütfen korkmayın sevgili büyüklerimiz, bu bir yozlaşma değil. Roller değişiyor; daha doğrusu artık herkes kendine yazılan rolleri oynamaktan çok sıkıldı ve reddediyor!

Kaynakça:

Ökten, Şevket (2009). Toplumsal cinsiyet ve iktidar: Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin toplumsal cinsiyet düzeni. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi. 2:8, 302-312.

Türkiye İstatistik Kurumu (2014). İstatistiklerle kadın, 2013. Haber Bülteni. 16056.