SPOR

YENİ SEZONDA FENERBAHÇE’Yİ BEKLEYEN TEHLİKELER

Cumartesi, 01 Ağustos 2015 892 Views 0 Comments

Şüphesiz Fenerbahçe Teknik Direktörü Vitor Pereira benim ya da diğer taraftarların görebildiğinin on katını görebiliyordur ancak ben de hem Türkiye ligini hem de Avrupa liglerini yakından takip eden biri olarak kendi çapımda bir değerlendirme yapmak istedim.

Kalecilerden başlayacak olursak transfer dönemi başladığında kulübün kaleci transferi politikası Volkan Demirel’i yedek bırakabilecek üst düzey bir kaleciden ziyade onunla rekabet edebilecek, onun yokluğunda rahatça formayı verebileceğiniz bir kaleci almaktı. Porto’da bir maçta 6 gol yediği için taraftarla arası açılan Fabiano da bu amaçta alınabilecek uygun kalecilerdendi. Kimileri ilk başta kalitesinden şüpheliydi ancak elbette ki bir kalecinin kalitesini bir maçta bu kadar gol yemesiyle saptayamayız,hem de rakip Bayern Münih iken.

Savunma hattına iki yönden bakalım. Fenerbahçe’nin as bekleri Gökhan ve Caner’in ligin en iyi bekleri olduğunu hemen herkes kabul etmiş durumda. Ancak Fenerbahçe, bu mevkilerdeki oyuncularıyla o kadar önde ki ligi Hasan Ali ve Şener ile oynasa da şampiyon bitirebilecek bir takım.Diğer bir deyişle Fenerbahçe Türkiye’nin açık ara en iyi 4 bek oyuncusunun dördüne de sahip.

Bir de göbeği ele alalım. Evet, yeni transfer Kjaer kariyeri fena olmayan, hava hakimiyeti, pozisyon bilgisi ve ayağı iyi, yaşı da (26) makul seviyede olan bir oyuncu. Ancak teknik direktörün onun yanında oynatmayı düşündüğü Bruno Alves ne yazık ki savunmayı o kadar da ileri taşımıyor. Her an cebinde kırmızı kartla oynayan bir oyuncu olmasının yanı sıra son derece ağır bir oyuncu. Bunu söylediğiniz zaman kimileri onun tecrübesinden ve kariyerinden bahseder. Fakat Kjaer ve o birlikte çok ağır kalıyorlar. Kadlec gibi daha çevik bir oyuncu varken Alves’in tecrübesini savunmak yeterli gelmiyor bana. Evet Alves tecrübeli ama gönderdiğiniz Egemen, oynatmadığınız Kadlec dağda mı yetişti? Kadlec buraya Almanya’nın önemli takımlarından Bayer Leverkusen’den geldi. Üstelik Çek Cumhuriyeti Milli Takımı’nın da savunma oyuncusu. Kadlec Alves’ten kaliteli diyemem ama en azından o kadar ağır değil ve Kjaer’in bu zaafını telafi edebilecek bir isim.

Önde oynamayı bu kadar çok isteyen bir Fenerbahçe  ligi götürebilse bile Avrupa’da elenmezse kaliteli güçlü takımlar karşısında ağır stoperleriyle çok sıkıntı yaşayabilir. Umarım benden çok daha iyi bilen Vitor Pereira bunun önlemini iyi alabilir.

Yazımın ikinci bölümünde orta saha ve hücum hattına değinmek istiyorum. Vitor Pereira hep önde oynamaktan, baskılı bir oyundan bahsetti ve bunun için çabaladı. Ancak elindeki oyuncularla bunun ne kadar mümkün olduğu pek çok kişinin kafasında soru işareti. Çünkü kendisi defansif yönü çok daha ağır basan Mehmet Topal ve defansif yönü onun kadar baskın olmasa da yine defansa bir parça daha yakın olan Josef de Souza’yı oynatmayı düşünüyor. Sezonun ilk resmi maçı Shaktar Donetsk karşısında da bunu göstermiş oldu.

Vitor Pereira bir anlamda “ben bu iki orta saha ve dörtlü defans kurgumla geriyi sağlama almış olayım,hücum hattımdaki kaliteli oyuncularımla gole nasıl olsa giderim” anlayışını benimsemiş durumda. Ligde bu işe yarayabilir ancak Şampiyonlar Ligi’nin kaliteli takımları karşısında bunun o kadar da işe yaramayacağını birkaç saat önce izlediğimiz Shaktar maçında görmüş olduk. Orta sahayı kalabalık tutan Shaktar kolayca pas yaptı ve ilk yarıda birçok pozisyon buldu. İkinci yarıda Fenerbahçe kontrolü ele almadı, Shaktar öyle istediği için Fenerbahçe daha baskın gözüktü.Shaktar isteseydi ikinci yarıda da pozisyon bulabilirdi ancak Fenerbahçe’nin uzun toplarından çekindiler belli ki.

Peki neden Shaktar bu kadar rahat pas yapabildi ve Fenerbahçe onlar paslaşırken top kapmakta bu kadar zorlandı? Çünkü takım tam bir takım değildi, hücumcular ve savunmacılar olarak ikiye ayrılıyordu. Hücum yaparken tabi ki takımca ileri çıkılıyordu, bekler koşular yapıyordu ancak savunma yaparken Josef ve Topal geride beklerken hücumcular ilerdeydi. Nani ve Sow’un yardım etmediği orta sahaya bireysel çabasıyla Diego yardım etmeye çalıştı.

İlk yarıda gördüğümüz gibi Shaktar hücum ederken orta sahayı kolayca geçebiliyorlardı çünkü Fenerbahçe orta sahasının göbeğinde kimse yoktu! Forvetler ilerde, Nani kanatta, Diego’nun çabaları da bir yere kadar…

Savunma yaparken Sow sola, Diego ortaya geçiyordu ve rakibi böyle önde karşılıyorlardı ancak yüksek kalitesi ve uyumuyla Shaktar takımı öndeki aşırı yumuşak barikatı kolayca aşabiliyordu. Orta sahanın göbeğindeki isimler Topal ve Josef rakibi ortada değil, savunmanın biraz önünde bekleyince rakip boş olan merkez orta sahayı kolayca geçti ve Fenerbahçe yarı sahasında kolayca at koşturmaya başladı.

Peki Vitor Pereira bunu nasıl çözebilir? Cevabı çoğumuz tahmin ediyoruz, çift yönlü oynayabilen orta saha.

Kim ne derse desin Diego ya da Topal çift yönlü orta sahalar değiller. İkisinin de sadece bir yönü baskın. Josef’den umutluydum ancak Vitor Pereira’nın talimatlarına uyduğu için ofansif yönden çok aksiyonunu göremedik, belki zamanla görebiliriz. Tarife en çok uyanlar Selçuk İnan, Chelsea’deki haliyle Meireles, 10 yıl daha genç ve bu kadar agresif olmayan bir Emre Belözoğlu, ya da üst seviyelere çıkarsak İlkay Gündoğan, Modric, Toni Kroos, Koke ya da Pogba. Fenerbahçe’ye bu seviyede dünya yıldızı olmasa da Fenerbahçe seviyesinde ve bu tarzda bir tane ilk on bir oyuncusu, mümkünse bir de rotasyonda kullanmak üzere iki oyuncu lazım. En azından bir ilk on bir oyuncusu savunma ve hücumcular arasındaki köprüyü giderebilmeli, ya da Josef öyle biriyse ona bu rol verilmeli. Yoksa Shaktar gibi kalabalık orta saha ile oynayan ve iyi pas yapan takımlar Fenerbahçe orta sahasını kolaylıkla geçer ve Josef ile Mehmet Topal bugün olduğu gibi rakibi kalenin yakınında karşılamak zorunda kalır.

Buna ek olarak kulüp böylesi bir orta saha oyuncusu ararken Diego’nun savunmaya yardımı aklımıza geliyor ancak hem Avrupa hem de lig için Diego çok yumuşak kalıyor.Bu yüzden onu Topal ya da Josef’ten birisiyle birlikte ikili oynatamazsınız.Eğer daha sert bir orta saha istiyorsanız teknik kapasite ya da çabukluktan fedakarlık yapmanız gerekir çünkü orta saha oyuncum hem teknik olsun hem de yumuşak olmasın, dirençli de olsun diyorsanız Schweinsteiger, Alonso ya da Pogba gibi dev kulüplerin yıldızlarını almanız gerekir. Bu yüzden ince eleyip sık dokumak lazım.

Forvetler ve kanatlar hakkında ise fazla söze gerek yok. Nani’nin savunma yapmamasına rağmen becerilerinden faydalanacaklardır ancak savunmaya yardım yapmasını hiçbir taraftar beklemesin. Zaten Nani bu yeteneğiyle geriye de gelen bir oyuncu olsaydı Manchester United onu takımda tutar, göndermezdi. Belki Stoch daha fazla şans bulmak için ekstra çaba sarf edebilir. Forvet hattındaysa hoca, Fernandao’nun çalışkanlığı, hava hakimiyeti, top tutma becerisi ve gücünü yok sayamaz, Van Persie’yi zaten kesemez, yani Sow’a kulübe yolu gözükür.Yine de çoğu maçta en azından 20-25 dakika süre alacağını düşünüyorum. Eminim Vitor Pereira kısa süre içinde gerekeni yapacaktır, aksi halde Shaktar’ı geçse bile oyunun pas trafiğine hükmedemeyen Fenerbahçe’yi kağıt üstündeki kalitesine rağmen zor günler bekliyor.

Burkağan Maraş