BLOG

YOK OLMAMAK ADINA

Cuma, 12 Eylül 2014 522 Views 0 Comments

İnsanları sevmekten geçermiş mutluluk. Öyle diyorlar en azından. Tamam kabul ediyorum bazı insanlar hiç sevilesi değil ve hepimizin tanıdıkları da var bu insanlar arasında. İsim verip kalp kırmayacağım şimdi (söylesem de dert edecekmiş gibi). Neyse; ne diyorduk…

Geçen gün çok sevdiğim bir arkadaşımla sohbet ederken, “Nağme, artık insanları sevmiyorum. Çok yoruldum. Önceden böyle bir insan değildim ki ben; etrafıma bakışım değişti. Güzelliklerini, eğlencesini göremiyorum hayatın ve kaçırıyorum haliyle.” gibi bir sürü cümle kurdu. Onun nezdinde bu kopuk ve soluk yaşantılarımıza dair söylenecekleri içerir bu yazı; bilginize…
Gündelik telaşlarda kaçırıyoruz birçok şeyi. Herkeste bir ekmek kavgası, o değilse aile kavgası, o hiç
değilse aşk kavgası var. Daha birçoğu da vardır da hepsini tek tek yazmayayım şimdi. Kaçınamadığımız onlarca derdimiz var, kimse dertsiz değil. Dertsiz olan varsa da aman Allah bozmasın; biz genele bakalım.

Koştur koştur yaşıyoruz tüm günleri. Boş oturanımızın da kafasında düşünceler koşturuyor; bir farkı yok yani. Sonrası zaten koşarken yanından geçtiğimiz ağacın dalındaki kuşu kaçırmak. Hadi ağacı, kuşu, börtü böceği de geçelim; elini tuttuğunuz ya da tutma ihtimaliniz olan insanı kaçırmak. Yahut “en yakınımdır kim çeker kaprisimi başka” diye düşündüğünüz ailenize sinir harbi yaşatıp belki de size söyleyecekleri güzel şeyleri kaçırmak. Birbirimizi sevmeyi kaçırmak. Özeti: HAYATI KAÇIRMAK!
Hayatı ekmek kavgası olmuş bir toplumuz demek farz olmuş; onu da demiş olayım. Maddi sıkıntılardan stres dolmuş da ter misali dışa vurumunu yaşıyoruz sanki. Bir yerlerden patlak veriyor bu sıkıntı, toplumun büyük kesimi için. Diğer küçük kesim de artık diğer sıkıntılarla idare etsin bir zahmet.

Peki tüm bunlar kaçınılmaz gerçeklerse ne yapmalı? Haddim değil kimseye akıl vermek; sadece kendimce bulduğum yöntemi paylaşabilirim. 5 dakika da olsa boşluk yaratın, sadece kendiniz için ama. Ne çoluk çocuk olsun o 5 dakikada ne sevgili ne de para. Sadece siz olun. “Kolay mı?” diyen sesler çınladı bu cümleyi yazdığımda kulaklarımda. Bir gün ayırın demedim, ona daha var; 5 dakika sadece. Sıkıntılarınızı düşünmemeye çabaladığınız (ilk denemede başarmak zor olduğundan ‘çabaladığınız’ diyorum) 5 dakika hediyeniz olsun kendinize. Ne işe yarayacak değil mi? Mucize yaratırız demedim size; ama hiçbir şeyi dert etmediğiniz 5 dakikanız olsa güzel olmaz mıydı?

Beş dakikada kalmayın ama tabi ki. Fırsat buldukça değil fırsat yaratın aşık olduğunuz şeylere. Aşk güzeldir. O ilk aklınıza gelen romatik türünden bahsetmiyorum ama o da güzeldir elbet. Benim bahsettiğim birşeyi aşkla sevmek. Mesleğiniz olur, hayvanlar olur, yemek yapmak olur (bknz: TamKaynak yazarı arkadaşımız Aysıla Maraş), çiçek olur yahut böcek olur… herneyse sizin için bu, bırakmayın! Başka türlü bu koşturmacada kayboluruz. Birbirimizi sevmeyi bırakır mutsuz olur; en sonunda da YOK OLURUZ!!